Avukat Alp Nane 28 Haziran 2016 günü Atatürk Havalimanı gerçekleştirilen ve 45 kişinin yaşamını yitirmesine, 236 kişinin ise yaralanmasına sebep olan hain terör saldırısının gizli hedefini yazdı!
İŞTE O YAZI
Geçtiğimiz hafta Atatürk Havalimanı’na terör örgütü DAEŞ’in gerçekleştirdiği saldırıyı analiz ettiğimizde, saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin, örgütü kullanan yabancı istihbarat servislerince profesyonel olarak eğitildiği ve saldırı planının hazırlandığı ortadadır. Güvenlik önlemlerinin son derece üst düzeyde olduğu bir yere, bu şekilde organize bir saldırının arkasında üç tane teröristin olmasını beklemek olayı iyi analiz edememek değil etmemektir. Eline iki tane kalaşnikof ve bomba alan üç teröristin planlayacağı ve gerçekleştirebileceği kadar basit bir eylem değildir. Saldırının şekli teröristlerin profesyonel bir eğitim aldığını açıkça göstermektedir.
Peki bu saldırıda ne amaçlanmıştır. Öncelikle terörün ana gayesi olan kaos ve güvensizlik ortamı yaratılarak, yaz mevsiminin başlamasıyla gelişecek turizm hedeflenmiştir. Ama sadece hedef turizm değildir. Bu buzdağının görünen yüzüdür.
Bir de ilk bakışta görünmeyen ama büyük hedefe bakalım. Büyük hedef son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlarla dünyanın sayılı havayolları arasına giren ve hızla büyüyen THY’dir. Gerek Türkiye’nin jeopolitik konumu gerekse THY’nin başarılarıyla; İstanbul havalimanı Asya, Avrupa ve Amerika kıtaları arasında hub noktası (aktarma, durak yeri) haline gelmiştir.
İstanbul’a yapılan 3. Havalimanıyla da, İstanbul Avrupa’daki en büyük kargo hub merkezi olacaktır. Bunun Türkiye’ye ekonomik katkısı son derece önemlidir. Avrupa’daki diğer büyük havayolları ve merkezler için THY’nin bu başarısı ciddi ekonomik zarar demektir.
Yıllardır PKK ve DHKP-C terör örgütlerini taşeron olarak kullanan Avrupalı büyük devletler, aynı zamanda İslamla hiçbir bağı olmayan ama yine kendileri tarafından yaratılan algıyla İslam’a da zarar verme gayesi taşıyan DAEŞ terör örgütünü kullanmaktadır. Atatürk Havalimanı’na yapılan saldırıda bu sefer DAEŞ kullanıldı. Saldırı sonrası bütün yabancı haber kanalları saldırı haberini saatlerce vererek amaçladıkları algı için çalıştılar. THY’nin global rakipleri ‘rekabette’ her türlü aşağılık yolu kullanmaktadır.
Son bir yıldır batı medyasının Türkiye’ye karşı kara propagandasını arttırarak özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan saldırıları, kendisinin nezdinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin topyekün saldırı altında olduğunun göstergesidir. Avrupa Birliği’ne alınmak istenmeyen Türkiye, her dem batı medyasının ilgi odağındadır ve bu sıralar hedefindedir.
Bölge etkili olan güçlü, Ortadoğu’da siyaset belirleyen Türkiye, batılı ‘dostlarını’ rahatsız etmekte, batının yüzyıllar önce planlayıp sahnelediği tiyatroyu bozmaktadır.
Hem bölücü, hem paralel, hem de global terör örgütleriyle mücadele eden, aynı zamanda ekonomik atılımlarla kalkınan ve en önemlisi devlette sistem oturtmaya çalışan Türkiye, her türlü saldırıya rağmen bu kutlu mücadelesinde lideri ve milletiyle muzaffer olacaktır.